samsun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
samsun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Samsun - Bartın Turu 1. gün: Samsun - Gerze

Sabah 5.30'da uyanıp Tamer'e seslendim. Akşamdan her şey hazırdı ama giyinmek, bisikletleri aşağı indirmek vs. derken çıkmamız 6:30'u buldu. Yola çıkmadan önce bisikletimin toplam km.si: 1273.


Hazırlanmış halde Tamer'in evin önünde bir poz verip yola çıktık.


Hafif rüzgar vardı, bir saat kadar gittikten sonra Taflan civarında bir çay poğaça molası verdik.


Samsun çıkışında tabela önünde birer fotoğraf çekiniyoruz.



Bu turda facebooktan gün içinde şarjım ve vaktim elverdiğince paylaşımlarda da bulunuyorum. Fotolara aldığım beğeni ve yorumlar motive ediyor insanı. İlk paylaşımımı da Samsun çıkışındaki yukarıdaki fotoğrafla yapıyorum.


Sinop'a 130 km. kalmış. Samsun'dan 160 civarıydı sanırım. İlk günkü hedefimiz Sinop.

Bafra'ya doğru rampalar hafif hafif başlıyor. Neyse ki sürekli değildi ama bir kaç yerde sağlam iniş çıkış vardı.


Yol boyunca tütün tarlaları ve asılıp kurutulan tütün yaprakları görüyoruz, güzel kokuyor.


Nihayet Bafra'ya ulaşıyoruz.


Bafra çıkışında yolun solunda Kızılırmak üzerinde eski bir köprü var, o köprüden geçmeyi tercih ediyoruz, üzerinde de bir kaç foto çekiniyoruz.




Alaçam'a gelemeden yolda bir köy bakkalından makarna, domates, yağ aldık. Bir yer tarif ettiler yol üstünde, kısa bir süre pedalladıktan sonra bir tarlada büyük bir ağacın gölgesine matları serip domates soslu makarnamızı yaptık.


Sosa kekik ve pul biber de atınca hiç fena olmadı makarnamız. Makarnanın yanına bir de kavun kesti Tamer.


Yedikten sonra 15 dk. kadar uzandık gölgede. Yola çıktık, daha 1 km. oldu olmadı Tamer'in arka lastik patladı. Heybeleri çıkartıp bisikleti ters çevirdik, arka tekeri söktük, lastiği çıkardık. İç lastiği pompayla şişirip patlağa baktık,iç taraftan kesilmiş. Muhtemelen ağırlıktan dolayı cant tel başı kesmiş. Elektrik bandıyla cantın içini iki defa sardık, yeni iç lastik taktı Tamer. Biz bunlarla uğraşırken yanımıza bir turcu geldi. Samsun'dan 2 kişi çıkmışlar ama yolda arkadaşının dizi sakatlanınca o otobüsle devam etmiş. Bir ihtiyacımız olup olmadığını sordu, yok deyip teşekkür ettik, devam etti o da, akşamki durak Gerze imiş, bizim hedef Sinop'tu ama zor görünüyordu.

Lastiği tamir ettikten sonra ileride bir benzin istasyonunda hava bastık, yemekten sonra tencereleri yıkayamamıştık, havanın yanındaki basınçlı suyla tencere ve tabakları da kolayca yıkadık. Benzinliğin arka tarafında çok güzel bir çam ormanı vardı, tam kamp atılacak yer, ama hedefimiz ilerideydi.

Nihayet Alaçam'a geldik.


Bugün yuvada, havada ve tarlada gördüğüm leyleği hayatım boyunca görmemiştim. Herhalde leyleklerin göç gününe denk geldik. O kadar çok gördük ki. Bir yerde tarlada en az 20 tane vardı, bir yerde havada ayrı ayrı çiftler halinde gördük. Bunlar ise yuvadaydı.


Yakakent güzel görünüyordu. Bafra'dan beri yanımızdan geçen devasa kayalar taşıyan kamyonlar vardı. Yakakent'in çıkışında bu kayalarla sahile dolgu yaptıklarını gördük.



Bu arada Yakakent'ten Gerze'ye kadar yol yeni yapılmış, çok güzel ama ne bir market, ne bir benzin istasyonu, ne bir çeşme ne de hayata dair bir iz var.





Neyse ki yanımızda hemen hemen her şeyimiz vardı, suyumuz yeterli düzeydeydi, yoksa sıkıntı çıksa tek başınasın. Sabahtan beri rüzgar vardı aslında ama Yakakent'ten sonra epey arttı, pedal basmak epey zorlaştı. Sinop'tan vazgeçeli çok oldu da bari akşam olmadan Gerze'ye varsaydık diye düşünmeye başladık. Yolda kısa bir mola verdiğimizde öğlen gördüğümüz bisikletlinin arkadan geldiğini gördük. Demek o da uzun bir mola vermiş. Yola birlikte birbirimizin rüzgarını keserek ve sırayla öne geçerek devam ettik. O ana kadar 10-12 km. ile giderken, o andan sonra 18-20  km. hızlarla ilerledik. Gerze'ye girmeden önce sağlam bir rampa tırmandık. Gerze tabelası önünde benim bisikleti tripod yapıp bir foto çekiniyoruz.


Gerze çok güzel, çok hoşuma gitti. Sokaklarına esnaf "Termik Santrale Hayır" afişleri asmış. Deniz kenarında biraz yüksekte bir mekanda (Lila Cafe) otobüsle gelen arkadaş bekliyormuş, onun yanına gidiyoruz. Yoldaki arkadaşla da tanışmamıştık, orada tanışıyoruz. Yoldaki bisikletli arkadaş Şahan, diğer arkadaş Aras, ikisi de Samsun'da Opera sanatçısıymış. Birer yorgunluk birası içiyoruz.


Bu arada aşağıda deniz kenarındaki meydanda hazırlıklar var, akşam konser varmış, Gerze'nin festivali varmış, bir kaç gündür devam ediyormuş. Şahan ben denize gireceğim diyor, ben de gireyim bari diyorum. Tamer ve Aras cafede kalıyorlar. Biz bisikletle deniz kenarına iniyoruz. Hava yeni karardı, denize atlıyoruz, sonrasında duş iyi geliyor. Tekrar yukarı çıkmayalım diyoruz, konser alanına bulabildiğimiz en uzak çimlik alana bisikletleri koyuyoruz. Telefonları yukarıda bıraktığımızdan Şahan beklerken ben Tamer ile Aras'ı çağırmaya gidiyorum. Gelip çadırları kuruyoruz.


Tamer ile benim yarın erken kalkıp yola devam etme kaygımız olduğu için erken yatıyoruz. Aras ile Şahan yola geç çıkacaklar, yarın Sinop'a gidecekleri için. Biz normalde bugün Sinop'ta olmayı hedefliyorduk ama rüzgar yakamızı bırakmadı. Konser gürültüsü ile birlikte uyumaya çalışıyoruz. Gece 1'de bir an yağmur zannediyorum ama değil, çadıra şiddetli bir su geliyor, periyodik olarak gelince fıskiye olduğunu anlıyorum, hemen çadırın dışına atıyorum kendimi, çadırları kurarken bir de akşam vakti olduğundan görememişiz. Otomatik sulama sistemi varmış. Biraz uğraşıyorum yönlerini çevirmeye ama bir tane yok ki, 4-5 tane aynı anda çalışıyor, bir de yönünü çevirsem bile neredeyse 360 derecelik bir alanı taradıkları için fayda etmiyor, birini çadırdan diğer tarafa çevirirken öteki ıslatıyor, bisikletler ve kurusun diye serdiğim kıyafetlerim de sırılsıklam olmuş, uğraşıken ben de epey ıslandım. Tamer'e seslendim ama uykusu ağır epey, uyanmadı, uyansa da yapacak bir şey yoktu gerçi. Ben hava güzel nasıl olsa diye dış tentenin iplerini gerdirmediğimden çadırım ıslanıyor biraz, içeri bir kaç damla düşüyor ama ciddi bir şey yok neyse ki.

Bugün alınan km: 118

Teker dönme süresi: 7 saat 40 dk.


Ortalama hız: 15,49


İlk günün haritası


Toplam tırmanış 777 mt. (mapmyride verisi, mapmyride yeni yolu tanımıyor sanırım o yüzden olduğundan daha yüksek tırmanmışız gibi gösteriyor, bunun yarısı kadar bile tırmanmamışızdır)

12-20 Ağustos 2013 Samsun - Bartın Turu

Geçen seneki Batum - Samsun turumuzdan sonra Tamer'le Samsun'dan sahil şeridinden batıya doğru devam edip Karadenizi bitirme planı yapmıştık. Aslında geçen sene okullar açılmadan Eylül ayında bu tura çıkmaya niyetlendik ama çeşitli aksiliklerden dolayı vazgeçtik (şu an düşününce bu zorlu rotayı geçen sene de tamamlayamazmışız gibime geliyor). Ama neredeyse 1 yıldır bu günlerin gelmesini bekliyorduk Tamer'le. Aylar öncesinden planları yapmaya başladık, Tamer gün gün duraklarımızı belirlemişti, ben de 1 hafta öncesinde tur rotalarını çıkarmıştım. Turdan bir önceki haftasonu da bisikletimi Tokat'tan Samsun'a götürmüştüm. Bir yandan da evde salona malzemelerimi sermiş onları hazırlamıştım.


Bayramdan sonra Tokat'a geldim eşyalarımı çantalara doldurdum (anlatması kolay ama kategorilere göre koyması 2 saatten fazla vaktimi aldı). Akşam 5 otobüsüne bindim, 9 gibi Samsun'da Tamer'in evine yakın bir yerde indim. Hemen yakında bir şeyler atıştırdık, eve geçtik, biraz muhabbet, son hazırlıkları yapıp ertesi sabah 5:30'a saatlerimizi kurup yattık.

1. gün: Samsun - Gerze
2. gün: Gerze - Sinop
3. gün: Sinop Martı Kamping
4. gün: Sinop - Türkeli
5. gün: Türkeli - Doğanyurt
6. gün: Doğanyurt - Cide
7. gün: Cide - Amasra
8. gün: Amasra - Bartın


22 Ağustos 2013 Perşembe

3 Ağustos 2013 Tokat - Samsun turu

Bu sene Ramazan Bayramı'ndan sonra Tamer ile Samsun'dan Batı Karadeniz turuna başlayacağımız için bisikletimi ve eşyalarımı bayram sonrasında bir şekilde Samsun'a götürmem gerekecekti. Eşyalarda sorun yok fakat bayram sonrası otobüsler dolu olacağından bisikleti otobüs bagajına almakta sorun çıkma ihtimali olduğundan, hem de Ramazan ayında bisiklete pek binemediğimden tur öncesi sıkı bir antreman olsun diye bisikletle bir günde Tokat'tan Samsun'a varmayı denedim.

Cuma gecesi hazırlıklarımı yapıp, yanıma alacağım enerji verici yiyecekleri alıp erkenden yattım. Cumartesi sabah 4 gibi kalktım, 4:30 gibi yola çıktım, hava henüz aydınlanmamıştı.


Hava yeni aydınlanıyordu, her zamanki leyleklerimiz yuvasında


İsmail abinin cant telinden yapıp gidonuma monte ettiği bardaklık sayesinde pedallarken bir yandan kuruyemiş yiyebiliyorum.


Turhal tabelasına vardığımda hava tamamen aydınlıktı artık, fotoğrafın kayıtlı saatine göre 6:30


Amasya'ya 66, Samsun'a 192 km var


Amasya il sınırındayım


Arka arkaya sıralanmış dağlar, maalesef fotoğrafla çıplak gözle görüldüğü gibi görünmüyor.


Yol üstünde bir korkuluk gördüm.


Pedala devam


100 km.yi tamamlamışım.


Amasya'nın dağları göründü uzaktan.


Ferhat il Şirin'in parkını yapmışlar sanırım buraya ama geç farkettiğimden ve de durmak şistemediğimden böyle bir foto çıktı sadece.



Ve nihayet Amasya tabelası, foto saati: 10:48


Amasya merkezde yol üstü bir lokantada dürüm kola yapıyorum, fazla vakit kaybetmeden yola devam.


Suluova, foto saati: 13:08



Merzifon ayrımı


Sonra 3 ya da 4 tane tünelden geçiyorum


Havza'ya geliyorum, km saatim sanırım 159 gösteriyor



Havza'dan çıkışından bir benzinlikte soğuk bir şeyler içiyorum ama kendimi iyice yorgun hissetmeye başlıyorum artık. Suluova'dan beri hafif başlayan rüzgar biraz daha artıyor ve hızımı engelliyor, 13-14 ortalamayla gidebiliyorum ancak.

170. km. sonundaki halim.


Biraz dinleniyorum ama olacak gibi değil, hem çok yorgun hissediyorum, hem rüzgardan dolayı pedal basamıyorum. Ben biraz da belli bir yerden sonra aşağı inişler başlıyor diye rahattım ama o inişlere gelemeden pilim bitiyor. Ramazan ayı boyunca bisiklete binmemiş olmanın da etkisi sanırım, idmansızım.

İlerideki kavşakta (Ladik kavşağı) yeter artık diyerek otobüs beklemeye başlıyorum.


172 km. dayanabilmişim.


10 dk. olmadan Tokat Yıldızı geliyor, kaptana bisikleti de gösteriyorum, duruyor. Otobüs ve bagaj bomboş neredeyse. Otobüse binince rahatlıyorum, hatta kısa bir uyku bile çekiyorum. Tamer otogarda bekliyor, normalde facebooktan paylaşımlar yaptığım için Fatih abi de Samsun'dan çıkmıştı ama çok erkendi, ve ben muhtemelen gelemeyeceğimi söyleyince işi olduğu için geri dönmüştü. Tamer de bir süre gelmişti sanırım ama otobüse bindiğimi haber verince o da otogara döndü. Otogarda buluşuyoruz, Tamer'in evine kadar 10 km. pedallıyoruz ve günlük km rekorumu 182 km. olarak güncelliyorum.

Daha antremanlı olsam, Suluova'dan sonra rüzgar olmasa belki başarabilirdim. Uygun bir zamanda tekrar deneyebilirim :)